• JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
  • JoomlaWorks Simple Image Rotator
Startseite arrow Çalgı yapımı arrow MIZRAPLI ÇALGILARI
MIZRAPLI ÇALGILARI E-Mail

Mızraplı çalgıların tarih başlangıcı ilk insanlara kadar gitmektedir. Tüm çalgıların atalarına dair araştırmalar, günümüzden başlangıcına doğru gittikçe bir çok ayrıntı giderek yok olmakta ve önemli boşlukları oluşmaktadır.10.yüzyıldan  daha eskiyi izlemek ise oldukça zordur. Bu açıdan  yaklaşıldıgında araştırmalar tamamen tarih ve arkeolojiye bağımlı kalmaktadır.

Mızraplı çalgılardan tanbur, ud, bağlama, lavta hatta tar, 8.-9. yüzyıllara kadar birbirlerine benzer form ve ebatlarda idiler ve bunları terminoloji kargaşasına düşmeden tasnif etmek oldukça güçtür. Farklı kültür ve uygarlıkların birbirlerini sürekli etkilemeleri ve bu etkileşim sonucu sürekli yeni değişme ve gelişmelerin durmaksızın sürüp gittiği de düşünülürse, bu tasnif günümüzde adeta imkansız hale gelmiştir.

İki telli çalgıların  “ok“tan esinlenerek yapıldığı varsayılmaktadır. Ok üzerine farklı gerginlikte tellerin eklenmesiyle ve bu telleri çekmek veya vurmak suretiyle ilk çalgısal sesler elde edilmiştir. Bu ilkel alet gelişerek lir, çeng, ve arp gibi isimler alarak günümüze kadar ulaştı. Değişik yüzyıllarda yapılan santur, kanun, zithern, klavikord gibi aletlerin yapım fikirlerine ise lir ve çeng çeşitlemeleri ilham kaynağı oluşturmuştur. Bu, gelişme sürecinin yalnızca bir yönüdür.

Image 

Telli çalgıların tarih sürecinde diğer bir gelişmede yaylı ve sonradanda mızraplı Çalgıların doğuşudur. Ok taklit edilerek yapılan sap’a birde gövde (ses kutusu) ilave edilmiştir. Bu ilkel alet yay ile icra ediliyordu ve ok’tan geldiği için olacakki “okluğ” adını aldı. Sonraları ise gövde gereci  olarak (günümüzde de kullanılan) sukabağını görüyoruz. Gövdesi sukabağından yapılan çalgıda sesler daha net düzenlenebiliyordu. Bu ise belirgin bir değişimi getirdi, okluğ yerini “ıklığa“ bıraktı. Iklığ’ın anlamı üzerine çeşitli teoriler vardır, ancak bunun büyük bir olasılıkla ses taklidi ile türetilmiş bir sözcük olduğunu düşünmekteyiz.

İlk mızraplı çalgılarında ıklığ’ın  baskı yerlerine perdelerin bağlanması ile ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Bu değişme ve gelişmeden sonra ise bugün ud,tanbur bağlama, tar, lavta, gitar adını verdiğimiz klasik çalgıların gelişim süreci başlamaktadır. Aynı zaman dilimi içerisinde diğer bir gelişme süreci de yaylı çalgılarda sürüp gitmektedir.

 
weiter >
Konservatorium